Tarihçe

 

SARAY BAHÇESİNDE ÜNİVERSİTE : YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

            Osmanlı Devleti’nin son yıllarına tanıklık etmiş olan Yıldız Sarayı ve çevresi bir dönem siyasetin ve bürokrasinin merkezi konumundaydı. Günümüzde ise adını sarayın bulunduğu bölgeden alan Yıldız Teknik Üniversitesi, Yıldız Sarayı  bahçesinin bir bölümünde ayakta kalan saray binalarını kullanmaktadır. Geçmişte padişahların, sultanların, şehzadelerin ve diğer saray görevlilerine ev sahipliği yapmış olan bu tarihi doku, bugün öğrencilerimizin ve üniversite mensuplarımızın eğitim ve çalışma mekanıdır. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin tarihi 22 Ağustos 1911 yılında kurulan Kondütör Mektebi ile başlamaktadır. Üniversitemiz zaman içerisinde değişik isimler adı altında büyüyerek bugünkü şeklini almıştır. Nafia Nezareti’ne bağlı olarak kurulan Kondüktör Mektebi, vilayet nafia idarelerinin fen memuru yani tekniker ihtiyacını karşılamak için kurulmuştur. Eğitim süresi ise iki yıldır. Fakat mektebin kendine ait bir binası olmaması yüzünden sürekli yer değiştirmiştir.[1] Kondüktör Mektebi ilk eğitimine günümüzde Sultanahmet’te Sağlık müzesi olarak kullanılan binada başlamıştır. 1913 yılında Balkan savaşı nedeniyle mektebin bulunduğu bina hastane olarak kullanılması için boşaltılınca,  Kondüktör Mektebi Şehremini’nde bir konağa taşınmıştır. İstanbul’un değişik semtlerindeki  binalarda eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürüten Kondüktör Mektebi, 1922 yılında Nafia Fen Mektebi’ne dönüştürüldü  ve Mühendis Mektebi’nin bulunduğu Gümüşsuyu Kışlası’nın bir kısmına taşındı. 1924 yılında ise Nafia Fen Mektebi parasız yatılıya dönüştürüldü. Bina sorunu nedeniyle sürekli yer değiştiren  Nafia Fen Mektebi 1935- 1937 yılları arasında Kuruçeşme’de Memduh Paşa köşkünde çalışmalarını sürdürdü. 1937 yılında ise Nafia Fen Mektebi lagv edilerek Yıldız Teknik Okulu dönemi başladı ve Yıldız Sarayı bahçesindeki binalara taşındı.[2] Günümüzde saray bahçesindeki tarihi yapılar üniversitemizin değişik birimleri tarafından kullanılmaktadır.

           Üniversitemizin kullandığı saray bahçesinde şehzade ve sultan köşkleri bulunmaktadır. Genellikle bu yapılar iki katlı ve kagir yapılardır.[3] Sosyal Bilimler Enstitüsü olarak çalışmalarımızı sürdürdüğümüz Çukursaray binası da sultan köşklerinden birisidir.  Fakat kaynaklarda Çukursaray hakkında farklı bilgiler bulunmaktadır. Sultan Abdülmecid’in 1846-1847 yıllarında Çukursaray adı verilen bir köşk yaptırarak gözdesi Yıldız’ı buraya yerleştirdiği ileri sürülmektedir.[4] Başka bir çalışmada ise binanın bir odasında bulunan Ihlamur Kasrı resmi binanın 1856 tarihinden sonra yapılmış olduğu tezini kuvvetlendirmektedir. Ayrıca Çukursaray’ın başka bir odasının tavan süslemesinde bulunan kurdele motifi,  II. Abdülhamid zamanında yaptırılan  Şale  Köşkü merasim salonunda da bulunmaktadır. Bu ipucundan yola çıkılarak Çukursaray’ın ve Şale Köşkü merasim salonunun aynı usta tarafından yapıldığı, dolayısıyla Çukursaray’ın II. Abdülhamid döneminde yapılmış köşklerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Yıldız Sarayı’na damgasını vuran ve adeta saray ile özdeşleşen Sultan II. Abdülhamid’in kızları ve kız kardeşlerinin oturduğu Çukursaray, 19. yüzyıl mimari özelliğini taşımaktadır. Bina dikdörtgen biçiminde ve  koridora açılan odalardan oluşan oldukça mütevazi bir yapıdır. Bodrum, giriş ve birinci kattan oluşan binanın birinci katı büyük bir koridor ve kapılar ile üç bölüme ayrılmıştır. Koridorun başında ve sonunda iki hamam bulunmaktadır. Hamamın küvet ve kurnaları mermerdendir. Çukursaray binası 1970 yılına kadar üniversitenin yurdu olarak hizmet vermiş, bodrum katı ise yemekhane olarak kullanılmıştır.[5] Daha sonra Çukursaray 1983 yılına kadar İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nin idari binası olarak kullanılmıştır. 1985 yılından itibaren ise binada  Sosyal Bilimler Enstitüsü çalışmalarını sürdürmektedir.



[1] Faik Reşit Unat, Türkiye Eğitim Sisteminin Gelişmesine Tarihi Bir Bakış, Ankara 1964, s. 80. Ayrıca bkz. Emre Dölen, “Yıldız Teknik Üniversitesi” İstanbul Ansiklopedisi, c.VII, s. 527-529

[2] Emre Dölen, “Yıldız Teknik Üniversitesi” İstanbul Ansiklopedisi, c.VII, s. 527-529

[3] Afife Batur, “Yıldız Sarayı” İstanbul Ansiklopedisi, c.VII, s. 524

[4] Şenay Arifzade, “Saray Hamamları” TBMM Milli Saraylar Sempozyumu Bildiriler, İstanbul 1985, s. 132.

[5] Hakime Esra Görgülü, Yıldız Teknik Üniversitesi (Yıldız Sarayı) Çukursaray Yapısı Koruma ve Restorasyonu Üzerine Bir Araştırma, Y.T.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Mimarlık Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi,  s.38-50